sosyomat.com

  1. sosyomat hesabınızla giriş yapın.
  2. üye ol
  3. parolamı unuttum
  4. giriş

şiir

 (devamı)

bu topluluğa katıl

(üyelik herkese açık)

Fotoğraflar

Sosyomat Fotoğrafları
  1. mini
  2. mini

hani derler ya birtanem ben sensiz yaşayamam diye... işte ben onlardan değilim. ben sensizde yaşarım. ama senle ; bir BAŞKA...

volkiozkan   04 Ekim 2011 22:17  

benim tüm farkındalaştığım bu hayatın içinde kalan tüm hislere binlerce teşekkür ederim. bunun adı: şiir.....

maxkont   19 Eylül 2011 09:09  

Sana Gel Demek / 3
yumruk sıkmak / kavga vermektir / sana gel demek...
İmdat Özcan

Sıkıca bir parka giymektir
Sana gel demek
Soğuk kuytular inadına
Yumruk sıkmak
Kavga vermektir
Kime , neye , neden , niçin
Sualler takılı kalırken gökyüzünde
Gözü kapalı adımlar atmak
Namlu namlu vurulmak
Ölümsüzlük şarabını kanmaktır

Yağmurları ıslatmaktır
Sana gel demek

Yağmur sineye düşende gel...
Yürek hayta hayta çoşanda gel...

Nikotinsiz geceleri aşındırmaktır
Sana gel demek
Pranga tutsaklığına başkaldırı
İsyanın i - sidir sana gel demek
Sevdanın tamamı
Köz körüklemek
Yangın yeri acıları boğmaktır

Yangınım İstanbul ‘u saranda gel...
İstanbul yangınıma gül verende gel...

Uykularım bölük pörçük
En hayırlı rüyalara dalmaktır
Sana gel demek
Kucaklamak bütün çocuklarını dünyanın
Irgat teri akması ak alından
Bahar vuslatıdır

Gül yüzün geceme değende gel...
Gülmeler kurşun olup yağanda gel...

yagmur tanesi   20 Ağustos 2011 15:13  

Bir harf bir insanın bütün hayatı olmuşsa ; o kişi aşkı tanımıştır, görmüştür ve "aşk" olmuştur.

i m not antisocial   14 Ağustos 2011 12:19  

YÖN

Sen bana bakma,
Ben senin baktığın yönde olurum.

Özdemir ASAF

yagmur tanesi   09 Ağustos 2011 12:22  

BİLİR MİSİN?

Bir heykel yanlızlığında, park içinde
Seni düşünmek sabaha kadar
Seni sevmek sırılsıklam, kış ortası
Ve beklemek sonsuzluğunda "Şeb-i Yelda" nın
Ne demektir, bilir misin?

Uyku tutmaz gözümü ey güzel gözlü çocuk
Karanlığa çivili göz kapaklarım.
Yüze kadar değil, binleri saysam, hepsi de boş!
Yeni çarmıha gerilmiş İsa gibiyim.

Bütün merkezlerinde beynimin, tel tel,
Rüzgarlarda sallanır durur, telgraf direkleri.
Uzaydan bile haber beklemek senden
- Karanlıkta sarı noktalar uçuşup, pul pul,
Birer sinyal gibi Mars' tan, Venüs'ten -
Ne demektir, bilir misin?

Gel artık hangi paralelindeysen yeryüzünün
Seni getirsin süpersonik jet uçakları
İskambil kağıtları gibi devrilsin mesafeler
Ve sen, dudaklarında o canım gülüşlerin
Hele bir gel... Sensizlik ölürcesine
NE DEMEKTİR, BİLİR MİSİN?

Nevzat YALÇIN

yagmur tanesi   09 Ağustos 2011 12:20  

BEKLENEN

Ne hasta bekler sabahı,
Ne taze ölüyü mezar.
Ne de şeytan, bir günahı,
Seni beklediğim kadar.

Geçti istemem gelmeni,
Yokluğunda buldum seni;
Bırak vehmimde gölgeni,
Gelme, artık neye yarar?

Necip Fazıl KISAKÜREK

yagmur tanesi   09 Ağustos 2011 12:19  

oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
seni bir kere öpsem ikinin hatrı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
sonrası iyilik güzellik

Cemal SÜREYA

melektavusss   29 Temmuz 2011 19:35  

Hani insan bazen ne ileri, ne geri tek bir adım atamaz ya..Birini yanında tutmayı bilmez ama onun yokluğunu da istemez.Kaybetmeyi göze alamaz ama kazanmak için mücadele etmez.'Bağlanmaya cesaret edemez ama ondan tamamen kopmayı da beceremez'.Ne sevilmekten vazgeçer, ne sevmeyi bilir..Hani çok sonra zaman geçer savrulurlar ya,O zaman dökülür dudaklardan, itiraf edercesine; “Ne gözümü alabildim, ne göze alabildim.."
can dündar

yagmur tanesi   12 Temmuz 2011 01:43  

selam, naber?

Katatonikim   24 Haziran 2011 02:56  

Attan inip eşşeğe binmek gibiydi sana binmek.
inmeside kolay oldu,zaten zordu attan inmek...

neyseo   31 Mayıs 2011 09:05  

Bütün dünya ölüme düşer kapattığımda gözlerimi;
Açarım gözkapaklarımı ve doğar herşey yeniden.
(Sanıyorum kafamdan uydurdum seni.)

Sylvia Plath

Firarperest Aze   29 Mayıs 2011 21:33  

Karanlık oda
Masanın üzerinde bir gece lambası..
Açık kalmış eski kitaplar..Sararmış yapraklarının kokusu odada..

Ve nefesimin sessizliği..

My Dream   22 Mayıs 2011 23:19  

ver yansın etsekte zamana-tutsaktır,süngüleri çekilmiştir yüreklerin-esarete kapılsada hayaller, aşktır şarab-ı Hayyam misali içinde esir eden renkleri olan-işte tamda bu zamanın döngüsüz anında, yazmaya druyor yürek sana-kanrevan da olsa, yolcudur, alıkonulmaz yolhanlarında-unutmaki zaman benden yana olmasa da yolhanlarında yolculuklarımın ardından kalan tüm herşeyimi bırakıyorum, sen bakabilesin diye aynanın gözlerindeki meleklerine yada saçlarından düşün alev tumurcuklarına sarılan sessizliğimi....
.........
Uzun zaman oldu biliyorum seni görmeyeli. Çocukluğumun yüz üstü devrildiği mekânlardasın. Seni görmek için çırılçıplak soyuluyor kimliğim ve sonu hüsran kavgalara tutuşasım geliyor her seferinde. Korkuyorum aslında. Sana dokunmak için deryanın dalgası olasım geliyor, dokunamıyorum ve rutubet oluyor, tenine işliyor, zehirliyorum seni. Parmaklıklarına dokunsam potin izi kalıyor yüzümde. Ne aşılması zor mekânlardasın!

Zamanın mekânda, mekanın zamanda silikleştiği vurdum duymaz bir savaşın kıyısındayız şimdilerde. Kimin kimi vurduğu, kimin kimi gömdüğü, kimin kime hakkını helal ettiği, kimin kime dua-beddua ettiğini bilinmez oldu. Top atışlarındayım şimdi yüreğinin. Her soluklanışımda vuruluyorum, her vurulduğumda soluklanıyorum çatışmalarında bu savaşın. “Bugün de vurulmadım” diyemiyorum sonbaharın ayrılma saatleri çaldığında. Veda zamanı gelmişse yiğidin, varsın yolu açık olsun!

Masal değil biliyorum yaşadıklarımız ve düş değil gördüklerimiz. Gerçeğin kendisine ihanet ettiği bir mekândasın, zaman ise kendi döngüsünde döne döne sarhoş oluyor. Saatlerim hep seni gösteriyor gözleri bağlı. Prometheus olup çalamıyorum seni yüreğimin ateşi, beni bile yakıyorsun. Siluetinin perspektifini çiziyorum resim defterime ve sana gelen yollar o kadar uzun oluyor ki; çizgilerinde kayboluyorsun beyazın. Zaman sende, sen zamanda esir ve tüm esaret melodilerini, küfürlerini diziyorum şimdilerde, son bulsun diye esir düşen düşlemelerim, düşlerimdeki sen, sendeki ben, bendeki ülke..

Veda zamanı geldiğinde sen uçurum ol ve tüm zamanlar intihar etsin kayalıklarında gözlerinin. Soluduğun havada bir nefes olup ölümün, o an sen de kalayım, sen de öleyim. Hala mekânların, zamanların soluk benzinde senin resmini çiziyorum esaretinin tuvaline. Ne zor imiş sana kahrolası umutlar beslemek, senin yalnızlığını düşünmek, yalnızlığına yol almak. Çocukluğumun yüzüstü devrildiği mekanlar yıkılın, ben geldim, sana geldim, kimliksiz boş bir kağıt parçasıyla. Elimdeki beyaza adını yaz özgürlüğümün, kendi yalnızlığını hecele ve vurgula beni .

stranas   22 Nisan 2011 02:01  

kursakta kalan bir çok tutkuyu kusacak bir öykü istiyorum. çok şey değil merak etme,

stranas   12 Nisan 2011 20:12  

Yavaş yavaş ölürler
Seyahat etmeyenler,
Yavaş yavaş ölürler okumayanlar,
müzik dinlemeyenler,
vicdanlarında hoş görmeyi barındırmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler,
İzzetinefislerini yıkanlar
Hiçbir zaman yardım
istemeyenler.

Yavaş yavaş ölürler
Alışkanlıklara esir olanlar,
her gün aynı yolları
yürüyenler,
Ufuklarını genişletmeyen ve
değiştirmeyenler,
Elbiselerinin rengini değiştirme riskine bile
girmeyen,
veya bir yabancı ile konuşmayanlar.

Yavaş yavaş ölürler
İhtiraslardan ve verdikleri heyecanlardan
kaçınanlar,
tamir edilen kırık kalplerin gözlerindeki pırıltıyı
görmek istemekten kaçınanlar
yavaş yavaş ölürler.

Yavaş yavaş ölürler
Aşkta veya işte bedbaht olup istikamet
değiştirmeyenler,
Rüyalarını gerçekleştirmek için risk
almayanlar,
Hayatlarında bir kez dahi mantıklı tavsiyelerin
dışına çıkmamış olanlar.
Yavaş yavaş ölürler.

Pablo Neruda

efetunga   31 Mart 2011 15:23  

Piç bir sevdaya kurban
Kutsal kalemin akıttığı
Şerrrefsiz bir adört bu hayat…
Mürrrekkep şişesinden
Ana rahmine kadar
Şarhoş bir fahişenin yüreğinde yaşat beni!!!!

Yasla başımı göğüslerine
Sonra ağlasın gece
Emzirilmemiş her yalanına
Kahpe bir tebessüm gibi düş
Her sabah
Diş fırçana sıktığın macun gibi
Tükür beni geçmişinden…

oshkar   20 Mart 2011 19:43  

elimde çiçeklerle
kapında gülümserken
habersizdim hüzünden

assasin01   25 Şubat 2011 20:01  

YAVAN YÜZLER

' Yağmuruna uyandığımın İstanbul'u, toprağın bugün Rize'm kokuyor.'

Açtığımda güne gözümü
çoktan ıslatmıştı altını bulutlar
ve oluk oluktu kaldırımlar.

Bir telaş halinde herkes
Mal kaçırırcasına yangından
kaçıyorlar yağmurdan.
Diller aman,
diller yaman.
Bereket yağdığına bin pişman.

Yüzlerde teselli kabul görmeyen asıklık
ve dünden devretmiş
bıkkınlık kokan hasta kağıtları.

Günü yırtan sesler sahibini arıyor.
Vapurlar suskun
Etkilemiyor martı çığlıkları.

Yedi tepesinin ıslandı diye kâkülü saçına mı küsmeli İstanbul ?

Ulan biriniz gülün be!
Canına yandığımın insanları!

Tebessümünüze bile râzı İstanbul.

-md-

Yontmcvhr   02 Şubat 2011 22:05  

Merhaba ben Funda Yanar; Bu sanal dünya da iki yıldır hiç aksatmadan dul bir kadın sesi olarak yaşama dair penceremden seslenmekteyim. Benim blog sayfamda içeriği dopdolu bir dergisi kıvamında her gün özenle seçtiğim haberi, makaleri, ilginç yazıları, siirleri, müzikleri, mizah, kadın sağlık, magazin olaylarını, edebiyat ve sinema eserleri hakkındaki yazıları ve yorumları okuyucularımla paylaşmaktayım.
Simdi sen de benim bir okuyucum olur musun ?
Dul Bir Kadının Sesi : www.fundayanar.com

fundayanar   27 Ocak 2011 12:40  

aşkın sonunda bir yol
sen baktıgında bir çöl
sen sonsuzda bir dal
uzanmazki bu kol

athletico   12 Ocak 2011 03:09  

BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Şehre simsiyah bir kar yağar
Yollar kalbimle örtülür
Parmaklarımın arasından
...Gecenin geldiğini görürüm

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Çocuklar sinemaya gider
Yüzümü bir çiçeğe gömüp
Ağlamak gibi isterim
Derinden bir tren geçer

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Alıp başımı gitmek isterim
Bir akam bir kente girerim
Kayısı ağaçları arasından
Gidip denize bakarım
Bir tiyatro seyrederim

Ben ölürsem akşamüstü ölürüm
Uzaktan bir bulut geçer
Karanlık bir çocukluk bulutu
Gerçeküstü bir ressam
Dünyayı değiştirmeye başlar
Kuş sesleri, haykırışlar
Denizin ve kırların
Rengi birdenbire karışır

Sana bir şiir getiririm
Sözler rüyamdan fışkırır
Dünya bölümlere ayrılır
Birinde bir pazar sabahı
Birinde sararmış yapraklar
Birinde bir adam
Her şeye yeniden başlar

Ataol BEHRAMOĞLU

simonne   11 Ocak 2011 21:13  

derinlerde saklı tutulmuş kayıp sevinçlerini getirdim sana
söndüremediğin mumların kokusunda türküler derledim
Aze! Gün batımı kızıllığında sevdaya susan kadın

dağlardan inen soğuk sulardım
dost yanında kaldım, sıcağında demlendim

bir nefeslik sigaraysa gülüşlerimiz,
içine çek, söndüğünde yakmaya geldim

Firarperest Aze   04 Ocak 2011 21:17  

ya bna geL de buLutLara binip geLeyim
ya da sn geL ben braktğn yerdeim

hilfreak   02 Ocak 2011 19:52  

Bu ne sadakat !

simonne   15 Ocak 2011 23:32  

sadakat işte adamına göre muameLe dieLim weya

hilfreak   15 Ocak 2011 23:34  

Mona Roza , siyah güller, ak güller ;
Geyve'nin gülleri ve beyaz yatak...
Kanadı kırık kuş merhamet ister ,
Ah, senin yüzünden kana batacak ,
Mona Roza , siyah güller, ak güller....

simonne   14 Aralık 2010 17:01  
 

son cevherler

topluluğa son katılanlar

  1. 59HAKO39
  2. mechul ul ahval
  3. imagin
  4. polybeb
  5. yunusbayram
  6. BAAD
  7. parnasyen
  8. zordur bilirsin
  9. son cevher z
  10. tau34
  11. senem25
  12. barbed heart
  13. volkiozkan
  14. northwester
  15. serpil2310
  16. Shelen

tümü »
rapor et bu topluluğun kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.

pilli projeleri: pilli.com: kollektif bağımsız içerik | sosyomat.com: arkadaşını etiketle | put.io: online cloud storage